Hem yanlarında akıllı, becerikli, eğitimli kadın isterler hem de onu içten içe kıskanır, onun başarısına katlanamaz, kendilerini ondan küçük görmekten hiç hoşlanmazlar.

Bu bilinçaltı aşağılanma yüzünden aslında gurur duymaları gereken yanlarındaki kadına düşman gibi davranırlar.
Ona bağırıp çağırarak, ona tüm ağır işleri yükleyerek, onu özellikle başkalarının yanında küçük düşürmeye çalışarak bir tür intikam alırlar. Bunları yaşayan kadınlardan sadece biri işte bu hanımefendi...
Bunca yıldır katlanmış bu eza-cefaya. Keşke katlanmasaydı...
25 yıllık evlilik hayatım boyunca hep yalnız mücadele ettim
Sevgili Güzin Abla, ben üniversite mezunu, özel sektörde çalışıp emekli olmuş, bir çocuk sahibi 50 yaşında bir kadınım. Dürüst, güvenilir, evine bağlı bir eşim var. 25 yıllık evliyim, eşimi insan olarak hâlâ seviyorum fakat bir eş olarak ona artık saygı duymuyorum.
Güzin Abla ben sosyal, girişken, her ortama girip çıkabilen, gerek aktifliğim, gerekse bilgi, görgü, kültür birikimimle, çevremde her zaman takdir edilen bir kadın oldum.
Sadece iş ve sosyal hayatım değil, anneliğim, ev kadınlığım, temizliğim, düzenim, becerikliliğim, tutumluluğum da hep takdir almıştır.
Kayınvalidem ve eşimin akrabalarından bile hep takdir alıyorken takdir görmediğim tek kişi vardı; o da eşim.
Ne yazık ki ben bunu çok geç, kırklı yaşlarımın başlarında anlamaya başladım. Meğer ayaklarının üstünde duran ve bununla övünen ve övülen ben, 25 yıllık evlilik hayatımda hep yalnız bir yürüyüş içindeymişim. Oturduğumuz şehrin dışında uzak bir semte senelerce sabah akşam gidip gelerek çalışan ben, yolculuk bileti, sigorta, kasko, tatil işleriyle uğraşan ben, yırtığı söküğü diken ben, sen güçlü kadınsın, yaparsın ya da bende erkeklik taslama derdi yok, sen kadın olarak benim önümde yürümelisin, diye öne sürülen ben; meğer hep yalnızmışım.
Öne sürülmüşüm, ben de bunu bir şey zannedip gururlanıp ‘Ya Allah’ demişim. O ise hep arkamda durarak beni sadece seyretmiş, sonuç onun istediği gibi olunca ne ala, eğer başaramamışsam tu kaka, başımıza gelen tüm olumsuzlukların suçlusu olmuşum.
BENİ KÜÇÜMSEYEN BİR ADAMLA YAŞIYORUM
İki sene önce emekli olup, kendime, hobilerime, arkadaşlarıma zaman ayırmaya başladıktan sonra girdiğim yeni ortamlarda bu yalnızlığımı daha iyi anladım. Bana, uğraştığım çeşitli hobilerimle ilgili olarak “Bu ne işe yarayacak sanki, niye uğraşıyorsun” diyen, arkadaşlarımla görüşmeme burun kıvıran, beni küçümseyen bir adamla yaşıyorum.
Yaptığım iyi şeyleri asla takdir etmeyen, hatta başkaları takdir edince onları çürütecek olumsuz bir cümleyi mutlaka bulan biri işte. Hayatım boyunca başarısızlıklar yaşamışım, çünkü yanımdaki adam başaracak yanlarımı törpüleyip durmuş 25 yıl boyunca.
İşin kötüsü ne biliyor musunuz, çocuğum da babasının bu durumunun farkında, eşim ona olumsuz örnek oluyor.
Bütün erkekleri böyle sanıyor, kim bilir yanılmıyordur belki de.
Bunları, bana bir çözüm bulun, yol gösterin diye yazmadım, yol belli, yordam belli. Ama o beni bırakmak istemiyor, benden vazgeçmiyor. Akıllı adam!
Emekli maaşı girdisi bile kendisinden iki kat fazla olan benim gibi bir enayiyi kim bırakır ki? Bense hâlâ akıllanmadım. Hâlâ mücadele ediyorum hayatla, yanımda bir erkek var sanarak...
Rumuz: Evli ama tek başına
Dikkat: Sitede yer alan haberlerin izinsiz kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!