24 Mayıs 2012, Perşembe
ANA SAYFA
YAZARLAR
DEUTSCH
GÜNDEM
EKONOMİ
DÜNYA
SPOR
MAGAZİN
SAĞLIK
Bize Ulaşın Seri İlanlar Abonelik Mediadaten Reklam
ERKAN TÜRKOĞLU Köln Üniversitesi Türkçe okutmanı
Tüm yazıları
Ana Dili Günü’nü Anlamak
24 Şubat 2009, Salı
2000 yılından itibaren 21 Şubat “Uluslararası Ana Dili Günü” olarak kutlanmaktadır. UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) tarafından çokdilliliği ve kültürlülüğü desteklemek ve dilleri korumak ve gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla ilan edilen bu gün, dünyanın değişik ülkelerinde kutlanmaktadır. Özellikle ana dilinin önemini vurgulamak ve ana dilinin geliştirilmesine ve korunmasına dikkatelerin çekildiği bu günde Avrupa’da yaşayan  Türk kökenli göçmenlerin bu günün anlamını ve önemini hem kendi insanlarımıza ve gençlerimize  hem de içinde yaşadığımız topluma hatırlatmamız gerekmektedir.

Bir göç ülkesi olan Almanya’da Türkçenin konuşulan ikinci büyük ana dili olduğu gerçeğini dikkate alarak hareket etmemiz doğru bir yaklaşım olacaktır. Eğer bizler dilimize sahip çıkmazsak zamanla kısırlaşan  bir dili gelecek nesillere aktaracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Dil üretilen ürünlerle yani edebiyatla, romanla, şiirle gelişir yeni ufuklara ulaşır ve canlılığını korur. Dilin gelişen şartlara yeni durumlara ayak  uydurabilmesi için onu kullanan insanların dili beslemeleri onu geliştirmeleri ve ona sahip  çıkmaları gerekmektedir.  Özellikle Avrupa’da yaşayan Türkler “Uluslararası Ana dili Günü’nde”  değişik etkinlik ve faaliyetlerle bu günün önemini herkese anlatmalıdır.

Burada hatırlanması gereken önemli bir nokta Avrupada yaşayan Türk gençlerinin en büyük avantajlarından bir tanesinin de çok dilli yetişme potansiyeline sahip olmalarıdır. Eğer bu potansiyel iyi kullanılabilirse büyük ilerlemeler elde edilebilir. Bunun için de ana dilimize sahip çıkmalıyız. Ana dilin öğretilmesinde ailenin rolü çok büyüktür.

Bu nedenle anne babalar çocuklarının ana dilini doğru öğrenmelerini ve kullanmalarını teşvik etmeliler ve bilhassa çocuklarımızın kitap okuma alışkanlığı kazanmaları için çaba sarf etmeliler. Ana dilini iyi bilen bir kişi diğer dilleri de çok daha kolay ve iyi öğrenir. Hem içinde yaşadığımız toplumların ülkelerin dillerini öğrenmek hem de kendi  ana dilimizi, Türkçemizi iyi bilmek zorundayız. Çünkü çok dillilik bir zenginliktir.

Dil insanın duygu ve düşünceleri başka insanlara aktarmak için kullandığı  sihirli ve mucizevi  araçtır. Bu aracın değerini bilmek o aracı kullanan insanlar için çok önemlidir. Değerini bilmek demek o dili kullanmak ve onu canlı tutmak için çalışmaktır. Bu nedenle son dönemlerde anadili konularının yoğun bir şekilde tartışıldığı bir ortamda bulunmaktayız. Uluslararası anlamda kutlanan bu günü mutlaka dikkate almalıyız ve içtenlikle bu günü kutlamalıyız.

Dünyada konuşulan her dil değerlidir. Ama her millet için en değerli dil kendi ana dilidir. Bu bağlamda çok eski bir tarihe sahip Türkçenin (değişik lehçeleriyle birlikte) Rusya Federasyonu’nun Pasifik kıyılarından başlayıp, Orta Asya, Kafkasya, K.Kıbrıs, Anadolu ve Trakya’yı aşıp Orta ve Batı Avrupa’daki Türklerle birlikte az sayıdaki Kuzey Amerika’ya göç etmiş Türkler tarafından da ana dili olarak kullanıldığını ve dünyanın en çok konuşulan 5.  dili olduğunu ve 250 milyona yaklaşan insan tarafından konuşulduğunu hatırlamak dil bilincimizin artmasına fayda sağlayacaktır.

Bu durum dikkate alındığında ise geniş bir coğrafyaya yayılmış ve köklü geçmişi olan bu dilin aynı zamanda bir çok ülkede de  yabancı dil olarak  da  öğretilmesi beklenmektedir. Bu nedenle bu önmeli günü kutlarken hem ana dilimizi gelecek nesillere düzgün ve doğru bir biçimde aktarmanın hem de onun bir yabancı dil olarak diğer toplumlar tarafından da öğrenilmesi için çaba sarf etmenin ne kadar önemli bir çalışma olduğunun altının çizilmesinde fayda vardır.
Bir dahaki yılda “Uluslararası Ana Dili Günü’nü”  farklı etkinlik ve faaliyetlerle gündeme getirmek dileği ile bu yılki  “Uluslararası Ana Dili Günü’nüzü” kutlarım.
Diğer yazarlar Yazarın tüm yazıları
RSS Ana Sayfa | Bize ulaşın | Mediadaten | Reklam | Impressum