Servislerimize her zaman tek tıkla ulaşın. Euro D haber bültenlerini izleyin, radyo yayınlarını dinleyin. Kolayca yükleyip test edin.
01 Ağustos 2010, Pazar
Son Güncellenme: 00:30
Ana Sayfa
Son Dakika
Yazarlar
Haber Turu
young Hürriyet
Avrupa
Gündem
Ekonomi
Dünya
Spor
Pano
Magazin
Sağlık
Sıla Yolu
d-rehber
Seri İlanlar
Abonelik
Bize Ulaşın
Hürdanış
Avukatım
Güzin Abla
Aile İçi Şiddete Son
Ditib Dosyası
Rap Türkçe
Uyuşturucu dosyası
Madenci dosyası
Lezzet Dünyası
Cumartesi ilavesi
Bil Bul ilavesi
Güzel Türkçem
XML Haberler
EuroD Haber Bülteni
RadyoD Canlı Yayın
CnnTürk Radyo
Hava Durumu
Loto Sonuçları
Vatandaşlık Testi
Ana Sayfam Yap
İshal izin hastalığı oldu İshal izin hastalığı oldu
Detaylar için tıklayın!
Wulff’un tatili sorun oldu Wulff’un tatili sorun oldu
Detaylar için tıklayın!
Erol Sander rekora koştu Erol Sander rekora koştu
Detaylar için tıklayın!
Merkez Bankası Döviz Kurları
EUR / TL:1.9596 / 1.9691
|
USD / TL:1.5045 / 1.5118
|
EUR / USD:1.3025
Bize Ulaşın Seri İlanlar Abonelik Mediadaten Reklam
AVUKATIM
Toplam Kayıt: 209 << Önceki Sayfa [ ] Sonraki Sayfa >>
Sizin Sorularınız
S.C. (Grevenbroich):
Soru: Ben uzun yıllardır Almanya'da yaşıyorum. Alman nişanlımla Alman nikah dairesinde (Standesamt) evlendim. Ben Türk vatandaşıyım. Alman memura soyadı durumunu sordum. Memur Alman kanununa göre, evlendikten sonra da kadın olarak kızlık soyadımı devam ettirebileceğimi söyledi, fakat bu durumda Türk Konsolosluğu'nun bu soyadıyla evliliği tanımayacağını bu nedenle evliliği Türkiye´ye bildirmeyeceklerini söyledi. Ancak çifte ismin Türk hukukunda da mümkün olduğunu, sorun çıkmayacağını belirtti. Ben de hem kocamın hem de ve kendi soyadımı alarak evlendim. Türk Konsolosluğu'nda evliliği kaydettirmek istediğimde, bana bu soyadı kullanmamın Türk hukukuna aykırı olduğunu, evliliği kaydetmelerinin mümkün olmadığını söylediler. Ben de bunun üzerine Alman nikah memuruna gittiğimde memur yapılan işlemin doğru olduğunu, bu nedenle herhangi bir düzeltme yapmayacaklarını söyledi, ben de ortada kaldım. Şimdi ne yapmalıyım?
Cevap: Türk konsoloslukları bu uygulamayı, Medeni Kanunu'nun 187. md.'deki "kadının evlenmede çifte soyad seçmesi halinde kocasının soyadının önüne önceki soyadını koyması" hükmüne dayandırıyor. Oysa okuyucumuz ise tersini yapmış. Fakat bu konuda özel bir kanun var ve olayımızda bu özel kanunun özel hükmünü uygulamak gerekir. Buna göre, bir olayda yabancılık unsuru varsa, mesela taraflardan biri yabancı ise, "Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun" uygulanır. Bu kanunun 13. md. göre evlilikte tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde ortak ikametgahın bulunduğu yerin hukuku geçerlidir. Okuyucumuz ve eşi farklı vatandaşlara sahip olduğu için bu durumda ortak ikametgahın bulunduğu Almanya´nın hukuku uygulanır. Alman hukuku da zaten uygulanmış ve okuyucumuzun isminin yanına diğer eşin soyadı gelmiştir. Bunu da Türk hukuku kabul ettiğine göre evliliği Türkiye´de de kaydetmek gerekir. Okuyucumuza tavsiyemiz durumu Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı'na bildirmek olacaktır.

A.H. (Duisburg):
Soru: Çocuğumu pasaportuma kaydetmek istiyorum. Mahkeme çocuğun velayetini bana verdi. Konsolosluk babasının onayını istiyor. Buna hakları var mı ?
Cevap: Maalesef T.C. Konsoloslukları boşanma halinde, çocuğun anne ve babasının pasaportuna işlenmesi veya reşit olmayan çocuk için pasaport çıkartılmasında hem annenin, hem de babanın noter tasdikli onayını talep ediyorlar. T.C. Konsoloslukları için Alman mahkeme kararları doğrudan bağlayıcı olmadığı için, Alman mahkeme kararının tanınmasını istiyorlar. Bu nedenle okuyucumuza tavsiyemiz, ya eski eşinin T.C. konsolosluğuna giderek onay vermesi, veya eşi Türkiye´de ise orada noterlikde beyan da bulunmasıdır. Bunun dışında alman mahkeme kararının tanınması ve tenfizi imkanı bulunmaktadır, fakat bu iş masraflı ve vakit alan bir prosedürdür.

B.T. (Duisburg):
Soru: Türkiye ve Almanya´da çocuk kaçırma suçundan hakkımda dava açılmış, bunlardan Türkiye´de olan davayı delil yetersizliği nedeniyle ve karşı tarafın mahkemelere gelmemesi nedeniyle kazandım. Türkiye´de alınan karar Almanya´da aynı konuda açılan davada geçerli midir ? İlginç olan ben çocuğu kaçırmadım, eski eşimle anlaşarak ben Türkiye´ye gittim, o oğlumu bana gönderdi, sonra da kendisi geldi.Eski eşimin benden istemiş olduğu parayı vermediğim için çocuğumun okuduğu kolejde eğitimini yarım bıraktırdı, ve kaçırdı, ben Türk o hem Türk hem de Alman vatandaşı olduğu için onu haklı görüyorlar. Hiç bir dayanak ve desteği yokken, beni Almanya'da bir hafta hapisde yatırdılar, bütün parmak izlerimi, resimlerimi, kan örneğimi aldılar, hiç bir delil olmadığı için bir hafta sonra beni serbest bıraktılar. Şimdi ben ne yapabilirim ? Şahitlerim, belgelerim mevcut. Benim merak ettiğim şey Alman mahkemesi Türkiye´nin bu kararını tanır mı?
Cevap: Okuyucumuzun sorusuna verilecek cevap maalesef hayır olacaktır. Okuyucumuzun durumu mektubundan tam olarak anlaşılamamakla birlikte, Alman mahkeme kararına göre velayetin anneye verildiğinden, en azından babanın tek başına velisi olmadığından hareket etmekteyiz. Bu durumda anne, çocuğun Almanya´dan rızası dışında baba tarafından kaçırıldığını Alman makamlarına veya Türk makamlarına ihbar ederse, Türkiye harekete geçmek zorundadır. Türkiye ve Almanya´nın da üye olduğu Lahey Uluslararası Çocuk Kaçırması Antlaşmasına göre bu durumlarda çocuğun bulunduğu ülke çocuğun kaçırılıp kaçırılmadığını inceler ve antlaşmaya aykırı olarak üye ülkeye geldiğini tespit ettiğinde, çocuğun geri iadesine karar verir. Türkiye için bu görevi Adalet Bakanlığı yapar. Adalet Bakanlığı çoçuğun bulunduğu il veya ilçenin savcılığına durumu bildirir, savcı da Asliye Hukuk Mahkemesinde, orada şayet Aile Mahkemesi varsa, o mahkemede iade davası açar. Hakim delil durumuna göre karar verir, bu dava ceza davası değildir. Türkiye´deki davanın okuyucumuzun lehine bitmesi cocuğun yasal olarak Türkiye´de kalması imkanını doğurur, başka bir sonuç doğurmaz. İşin Almanya tarafından cezai tarafı farklıdır. Alman Ceza Kanunun 235. md ´deki çocuğu yurt dışına kaçırma suçunu anne ve babanın işlemesi mümkündür, velayet kendisine verilmeyen taraf ortak coçuğu, diğer eşin rızası dışında Almanya dışına götürürse, savcılık bu suçtan soruşturma açar, okuyucumuzun başına gelen budur. Savcılık coçuğun yasal ikametinin Almanya olduğunu, suçun Almanya´da işlendiğini öngörür. Okuyucumuza tavsiyemiz, çoçuğunun Almanya´dan ayrılmasının annenin bilgisi ve isteği dahilinde olduğunu ispatlayacak bütün bilgi ve belgeleri ayrıntılarıyla avukatına sunmasıdır.Türkiye`deki dosyada okuyucumuzun yararlanabileceği belgeler, ifadeler mevcutsa, avukatı vasıtasıyla bunların tasdikli örneklerini getirerek kendi lehine delil olarak Almanya´da bunları savcılığa verebilir.

A.P. (Harburg):
Soru: Bir tanıdıkla ortak iş yapmak istiyorum. Döner büfesi açacağız, fakat kendimi güvence altına almak istiyorum. Nelere dikkat etmeliyim?
Cevap: Tabii ki böyle önemli bir konuda karşılıklı görüşme ve detaylı bilgilere ışığında bir tavsiye verilmesi çok daha uygun olur. Örnegin planlanan işyerinin büyüklüğü, kira, elektrik, personel gibi aylık masraflarına göre ortaklık tipinin belirlenmesi söz konusu. Biz genede genel olarak okuyucumuzun bazı konulara dikkatini çekmek istiyoruz. Öncelikle okuyucumuzun bu tanıdıkla ilgili araştırma yapmasını öneririz. Çevresinde küçük bir soruşturmayla bazı bilgiler, ticari geçmişi, borcu harcı var mı o öğrenilebilir. Kendisinden de "Schufa" adlı organizasyondan da bir belge getirmesi istenebilir. Okuyucumuz ayrıca www.insolvenzbekanntmachungen.de adlı internet sitesinden ortak adayının iflas edip etmediğini öğrenebilir. Ayrıca sulh mahkemelerinde ve bazı internet sitelerinde borçlu olup da borcunu ödeyemediği için mal beyanında bulunmuş ve yemin etmiş kişilere ait bilgiler bulunmaktadır. Okuyucumuz burada araştırma yapabilir. Bunların yanı sıra sorumlulugu sınırlamak ve riski azaltmak için limited şirket (GmbH) kurulabilir. Tabii ki limited şirketinin muhasebede daha teferruatlı olması gerektiğinden doğan masraflar söz konusudur. Ayrıca GmbH için toplam 25 bin Euro sermaye gerekiyor. Ayrıca dört aydan beri sermayesi bir Euro olabilecek (1 Euro GmbH) limited sirket kurulabilmektedir. Son olarak da ortağıyla bir avukatın düzenleyeceği bir sözleşme yapmasını, sözleşmenin güvencesi olarak da ortağından veya üçüncü bir kişiden yapılacak işle orantılı bir banka teminat mektubu isteyebilir. Bunlar yalnız bazı örnekler. Tüm bunları bir avukat ya da bir ticari danışmandan detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz. Her şeyden önemlisi okuyucumuzun ortağına içi rahat olarak güvenip güvenemeyeceğini bilmesi gerekir.
Yeni Soru
Soru ve Cevaplar Soru GönderSoru Göndermek İstiyorum
RSS Ana Sayfa | Bize ulaşın | Mediadaten | Online-Mediadaten | Reklam | Hürriyet'i Ana Sayfam Yap | Impressum
  Hurriyet Kurumsal | Hurriyet USA | Hurriyet Emlak | Yenibiris.com | Anneyizbiz.de | Hürriyet Oto